Ev ve Yaşam 4 dk okuma
Aile İçinde Birlikte Hareket Etme Alışkanlığı Kurmak
Bir evde yaşayanların hareket alışkanlıkları birbirine bağlıdır. Ortak zaman bulmanın, farklı yaşları katmanın ve kış aylarını atlatmanın gerçekçi yolları.
Yazar: Mert Karaca Güncellendi:
Evde hareket konusu genellikle bireysel bir mesele olarak ele alınır: kim ne zaman spor yapacak, kim programına sadık kalacak. Oysa bir evde yaşayan insanların hareket alışkanlıkları birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Bir kişi akşamları yürüyüşe çıkıyorsa diğerlerinin de çıkma ihtimali artar; herkes akşamı koltukta geçiriyorsa tek başına kalkmak zorlaşır. Bu yüzden aile içinde hareketi ortak bir alışkanlığa dönüştürmek, herkesin ayrı ayrı çabalamasından daha kolaydır.
Ortak zaman bulmanın gerçekçi yolu
Kalabalık bir evde herkesin uygun olduğu bir saat bulmak zor görünür. Bunun çözümü genellikle yeni bir saat yaratmak değil, var olan bir zamanı dönüştürmektir. Akşam yemeğinden sonraki yarım saat, hafta sonu kahvaltısının ardından gelen boşluk ya da çocukların okuldan döndükten sonraki ilk dilim çoğu evde zaten mevcuttur; sadece başka bir şeyle doludur.
Herkesin katılması da şart değildir. İki kişinin çıktığı bir yürüyüş, dört kişinin çıkamadığı bir plandan iyidir. Zamanla katılım kendiliğinden genişler; evde bir şey düzenli olarak oluyorsa, diğerleri de er geç ona dahil olur.
Yaşlar farklı olduğunda
Aynı evde küçük bir çocuk, bir ergen ve büyükanne varsa aynı aktiviteyi hepsinin sevmesi beklenemez. Burada işe yarayan yaklaşım, herkesin kendi temposunda katılabileceği bir çerçeve bulmaktır. Bir parkta yürüyen büyükler, koşan çocuklar ve arada bir katılan gençler aynı etkinliğin parçasıdır.
Küçük çocuklar için hareket zaten oyundur; onlara egzersiz sunmak yerine oyun sunmak daha doğaldır. Saklambaç, top oyunları, bisiklet ya da parkta geçirilen zaman, planlı bir programdan çok daha fazla hareket üretir. Ergenlerde ise zorlama genellikle ters teper; onlara seçme hakkı vermek, örneğin rotayı ya da aktiviteyi belirlemelerini istemek katılımı artırır.
Ev işlerini hareket olarak saymak
Hareket her zaman ayrı bir etkinlik olmak zorunda değildir. Bahçe düzenlemek, evi toplamak, balkonu temizlemek, alışverişi yürüyerek yapmak gerçek hareket üretir ve üstelik iş de görülür. Bunları aile içinde paylaşmak, hem yükü dağıtır hem de herkesin gün içinde kıpırdanma miktarını artırır.
Küçük yer değişiklikleri de fark yaratır. Uzaktan kumandayı televizyona uzak bir yere koymak, telefonda konuşurken ayakta dolaşmak, alışverişte arabayı girişten uzağa park etmek gibi ayrıntılar tek başına küçük görünse de haftalık toplamda ciddi bir yekûn tutar.
Rekabet mi, birliktelik mi
Bazı aileler küçük yarışmalardan keyif alır; kim daha uzun yürüdü, kim daha çok gün katıldı. Bu, doğru kişilerle eğlenceli olabilir. Ancak herkes rekabetten hoşlanmaz ve sürekli geride kalan biri varsa yarışma hızla caydırıcıya dönüşür. Böyle durumlarda ortak hedef koymak daha iyi çalışır: bu ay hep birlikte şu parkı keşfetmek, bu hafta üç akşam dışarı çıkmak gibi.
Sonucu değil katılımı kutlamak da önemlidir. Çocukların hareketle ilişkisi, o hareketin nasıl hissettirdiğine göre şekillenir. Başarıya bağlanan bir aktivite bazıları için baskı üretirken, birlikte geçirilen zamana bağlanan bir aktivite herkes için sürdürülebilir kalır.
Hava ve mevsim bahanesi
Kış aylarında dışarı çıkmak zorlaşır ve pek çok ailenin düzeni tam bu noktada bozulur. Alternatif hazırlamak bunu önler. Kapalı bir alışveriş merkezinde tur atmak, evde müzik açıp birlikte hareket etmek, kısa bir esneme dakikası koymak çok iddialı olmayan ama zinciri koruyan çözümlerdir.
Bu tür alternatifleri kış gelmeden konuşmak, kışın ortasında karar vermeye çalışmaktan daha kolaydır. Aile içinde önceden yapılmış bir plan, o an bahane üretme ihtimalini azaltır.
Evde büyükler varsa aktiviteyi onların temposuna göre kurgulamak, katılımı tamamen değiştirir. Yavaş bir yürüyüş, oturarak yapılan hafif hareketler ya da bahçede geçirilen zaman, kimseyi geride bırakmadan herkesi dahil eder. Ritmi en yavaş kişiye göre ayarlamak, en hızlı kişiye göre ayarlamaktan çok daha fazla toplam katılım üretir.
Planı esnek tutmak da önemlidir. Her akşam yürüyüşe çıkmayı taahhüt eden bir aile, ilk yoğun haftada plandan tamamen vazgeçer. Buna karşılık haftada iki akşam üzerinde anlaşmak, hem gerçekçidir hem de fazladan çıkılan günleri kazanç gibi hissettirir. Aile içinde konuşularak belirlenen bir düzen, birinin dayattığı bir programdan her zaman daha uzun ömürlü olur.
Sonuçta birlikte hareket etmenin en büyük getirisi, harcanan enerji değil kurulan alışkanlıktır. Çocuklar, evde gördüğü şeyi normal kabul eder. Akşamları birlikte yürüyen bir evde büyüyen biri için yürümek bir görev değil, sadece akşamın bir parçasıdır.