İçeriğe geç
Anadolu Medya

Hayatın ipuçları, yıldızların renkli yüzü

Ev ve Yaşam 3 dk okuma

Ayakkabı Dolabı Düzeni ve Ayakkabıların Ömrünü Uzatmak

Girişte biriken ayakkabılar hem görüntüyü hem ayakkabının ömrünü bozar. Formu koruyan, kokuyu önleyen bir düzen nasıl kurulur?

Yazar: Mert Karaca Güncellendi:

Ayakkabı düzeni, ev düzeninin en çok ertelenen başlığıdır. Girişte biriken ayakkabılar kimseyi mutlu etmez ama çözümü de kimse öncelik saymaz. Oysa evin ilk görülen köşesi burasıdır ve orada oluşan kalabalık, evin tamamına dair bir izlenim yaratır. Üstelik mesele yalnızca görüntü değil; düzensiz saklanan ayakkabılar daha çabuk deforme olur, daha çabuk kokar ve ömürleri belirgin biçimde kısalır.

Ayakkabı dolabını kurmadan önce anlaşılması gereken tek şey şudur: sorun genellikle dolabın küçük olması değil, içine konan ayakkabı sayısının gerçek ihtiyacın çok üzerinde olmasıdır.

Gerçek sayıyı görmek

Düzene başlamanın en dürüst yolu, evdeki tüm ayakkabıları tek bir yere toplamaktır. Dolapta, yatak altında, balkonda, arabada dağılmış çiftler bir araya geldiğinde ortaya çıkan sayı çoğu insanı şaşırtır. Bu yığının içinde üç ayrı grup vardır: düzenli giyilenler, mevsimlik olanlar ve yıllardır giyilmeyenler.

Üçüncü grubu ayıklamak, alan kazanmanın en hızlı yoludur. Tabanı ayrılmış, içi çökmüş, deri yüzeyi çatlamış ayakkabılar saklandıkça iyileşmez. Onarılabilir olanlar için ise net bir karar vermek gerekir: tamirciye gidecekse bu hafta içinde gitmeli, gitmeyecekse dolapta yer kaplamamalı.

Mevsim mantığıyla ayırmak

Ayakkabı düzeninin belkemiği mevsimsel ayrımdır. Kışın botlar, yazın sandaletler aynı rafta durduğunda dolap her zaman dolu görünür. Kullanılmayan mevsimin ayakkabılarını dolabın erişilmesi zor bölümüne ya da tamamen başka bir saklama alanına almak, günlük kullanılan bölümü rahatlatır.

Burada kritik nokta, mevsimlik ayakkabıları kaldırmadan önce temizlemektir. Toz ve nemle kaldırılan bir ayakkabı, altı ay sonra küflenmiş olarak çıkar. Deri ayakkabılar için kaldırmadan önce bakım kremi sürmek, derinin kurumasını ve çatlamasını önler.

Formu korumak

Ayakkabıların ömrünü belirleyen en önemli etken, saklanırken formunu koruyup korumadığıdır. Üst üste yığılan ayakkabılar burun kısmından bası alır ve kalıcı olarak buruşur. Özellikle deri ürünlerde bu hasar geri dönmez.

Kalıp kullanmak en etkili çözümdür, ancak her çift için kalıp almak gerekmez. Buruşturulmuş kâğıt, çoğu ayakkabı için yeterli desteği sağlar ve aynı zamanda nemi emer. Uzun konçlu botlar için ise konç kısmının ayakta durması önemlidir; katlanarak saklanan bir bot, katlandığı yerden kalıcı iz alır. Rulo haline getirilmiş bir dergi veya konç destekleri bu sorunu ucuz biçimde çözer.

Havalandırma ve koku

Ayakkabı kokusunun kaynağı ayakkabının kendisi değil, içinde kalan nemdir. Bu yüzden giyildiği gün kapalı dolaba konan bir ayakkabı, kokunun oluşması için en uygun ortamı sağlar. En basit önlem, ayakkabıyı dolaba koymadan önce birkaç saat havalandırmaktır.

Kapalı ayakkabılıklarda hava dolaşımı için küçük delikler bulunması önemlidir. Tamamen sızdırmaz dolaplar hem kokuyu hapseder hem de nemi içeride tutar. Aynı ayakkabıyı iki gün üst üste giymemek, tek başına koku sorununun büyük bölümünü ortadan kaldıran bir alışkanlıktır. Karbonat veya silika jel paketleri de nemi emmede pratik yardımcılardır.

Dolabın kendisini seçmek

Ayakkabılık seçerken çoğu kişi kapasiteye bakar, oysa asıl belirleyici olan raf yüksekliğidir. Sabit ve alçak raflara bot sığmaz; ayarlanabilir raflı bir dolap, aynı hacimde çok daha fazla işe yarar. Eğimli kapaklı ince ayakkabılıklar dar girişler için idealdir ama yüksek konçlu ayakkabıları almaz; bu tür dolapları kullananların bot için ayrı bir çözüm düşünmesi gerekir.

Dolabın üzerinde kalan yüzey de düzenin parçasıdır. Buraya küçük bir tepsi koymak, anahtar ve cüzdan gibi eşyaların girişte dağılmasını önler. Yanına yerleştirilecek küçük bir tabure ise ayakkabı giyerken dengeyi kolaylaştırır ve arkalıkların ezilmesini engeller.

Düzeni ayakta tutmak

Giriş alanının düzeni her zaman aynı yerden bozulur: eve gelen kişinin ayakkabısını dolaba koymak yerine kapının önüne bırakması. Bunu çözmenin yolu disiplin değil, kolaylıktır. Dolap kapağı zor açılıyorsa, raf yüksekse ya da ayakkabılık kapıdan uzaktaysa kimse kullanmaz. Dolap ne kadar erişilebilir olursa, düzen o kadar kendiliğinden korunur. Ev düzeninde işe yarayan kural burada da geçerli: doğru davranışı en kolay seçenek haline getirin.