Yeme İçme 4 dk okuma
Buzdolabındaki Domates Neden Tatsızlaşır?
Soğuk, domatesin bozulmasını geciktirirken aromasını üreten yapıyı dağıtır. Doğru saklama yöntemi ve nedenleri.
Yazar: Derya Aksu
Pazardan aldığın kokulu domatesi buzdolabına koyar, iki gün sonra çıkarıp doğradığında karşında bambaşka bir şey bulursun. Rengi yerindedir, dokusu bozulmamıştır ama tadı ve kokusu kaybolmuştur.
Aynı domates tezgâhta bekletilseydi bu kadar kısa sürede sönmezdi. Soğuk, domatesin bozulmasını geciktirirken lezzetini oluşturan yapıyı hızla dağıtır.
Domatesin Tadı Aslında Kokusudur
Bir domatesin ağızda bıraktığı izlenimin çok küçük bir bölümü tatlılık ve asitlikten gelir. Asıl karakteri, koku olarak algılanan uçucu bileşiklerden oluşur.
Bu bileşikler burun yoluyla algılanır. Burnu tıkalı biriyle yapılan basit bir denemede domates ile sulu bir sebze arasındaki fark neredeyse kaybolur.
Dolayısıyla domatesin tadını korumak, aslında kokusunu üreten bileşikleri korumak demektir. Soğuğun asıl zarar verdiği yer de tam burasıdır.
Soğuk Hangi Sınırdan Sonra Zarar Verir?
Domates sıcak iklim bitkisidir ve düşük sıcaklıklara alışkın değildir. On iki derecenin altında hücresel işleyişi bozulmaya başlar.
Ev tipi buzdolapları genellikle dört ile altı derece arasında çalışır. Bu değer domates için ciddi biçimde düşüktür ve stres yaratır.
Bu duruma soğuk hasarı denir. Görünürde bir bozulma yoktur, ancak meyvenin içinde geri döndürülmesi zor değişimler başlamıştır.
Aroma Üretimi Duruyor
Olgunlaşan domates, koku bileşiklerini sürekli üretmeye devam eder. Bu üretim, meyve koparıldıktan sonra da bir süre sürer.
Düşük sıcaklık bu üretimden sorumlu enzimlerin çalışmasını yavaşlatır ve bir noktadan sonra tamamen durdurur. Böylece yeni aroma oluşmaz.
Mevcut bileşikler ise zaman içinde uçar. Üretim durup kayıp devam edince domates gün geçtikçe daha nötr hale gelir.
Doku Neden Unlu Bir Hal Alıyor?
Soğuk, hücre zarlarının yapısını değiştirir. Zarların esnekliği azalır ve hücreler arasındaki bağlantı zayıflar.
Dışarı çıkarılıp oda sıcaklığına geldiğinde hücreler eski hallerine dönemez. Isırıldığında sulu ve diri bir doku yerine dağılan, unlu bir yapı hissedilir.
Bu değişim özellikle iri etli domateslerde belirgindir. Küçük ve kalın kabuklu türler soğuğa biraz daha dayanıklıdır.
Oda Sıcaklığına Dönmek İşe Yarar mı?
Buzdolabından çıkan domatesi birkaç saat tezgâhta bekletmek durumu kısmen düzeltir. Sıcaklık arttığında bazı enzimler yeniden çalışmaya başlar.
Ancak bu geri dönüş tam değildir. Uzun süre soğukta kalmış bir domates, ne kadar beklerse beklesin ilk aromasına ulaşamaz.
Yine de kullanmadan yarım saat önce dolaptan çıkarmak fark yaratır. Soğuk domates, aromasını taşıyan bileşikleri buharlaştıramadığı için daha da tatsız algılanır.
Peki Nerede Saklamalı?
- Domatesi tezgâhta, doğrudan güneş almayan serin bir köşede tut.
- Sapı yukarı bakacak şekilde değil, sap tarafı aşağı gelecek biçimde yerleştir.
- Üst üste yığmak yerine tek sıra halinde diz.
- Poşette değil, hava alan açık bir kapta sakla.
Sap tarafını aşağı çevirmek, meyvenin en ince noktasından nem kaybını yavaşlatır. Basit görünen bu ayrıntı raf ömrünü birkaç gün uzatabilir.
Buzdolabı Ne Zaman Doğru Seçim?
Domates tamamen olgunlaşmış ve birkaç gün içinde tüketilmeyecekse soğuk kaçınılmaz hale gelir. Bu noktada tercih, lezzet ile israf arasındadır.
Böyle bir durumda domatesi soğuğa uzun süre bırakmamak gerekir. Bir iki günü aşan bekleme, kaybın kalıcı olmasına yol açar.
Kesilmiş domatesin dolapta saklanması ise zorunludur. Kesik yüzey mikrobiyolojik olarak açık hale geldiği için burada öncelik gıda güvenliğidir.
Aynı Kural Başka Ürünlerde de Geçerli
Sıcak iklim ürünlerinin çoğu soğuktan benzer biçimde etkilenir. Patlıcan, kabak, biber ve salatalık dolapta doku bozulmasına uğrar.
Muz kabuğunun kararması, avokadonun olgunlaşmayı durdurması ve patatesin tatlanması da aynı ailedendir. Hepsinde ortak neden düşük sıcaklığın metabolizmayı bozmasıdır.
Soğan ve sarımsak ise nem nedeniyle dolapta yumuşar. Bu ürünler için kuru, karanlık ve havadar bir dolap rafı daha uygundur.
Alışverişte Neye Bakmalı?
Domatesi seçerken önce kokusuna bakmak en pratik ölçüttür. Sap tarafına yaklaştırıldığında belirgin bir domates kokusu alınıyorsa aroma bileşikleri yerinde demektir.
Ağırlık da ipucu verir. Boyutuna göre ağır gelen domates daha çok su ve daha yoğun bir iç yapı taşır.
Tezgâhta buzdolabında bekletilmiş domates satan yerlerde ise kayıp zaten yaşanmıştır. Serin ama soğuk olmayan bir yerde duran ürünler daha iyi bir başlangıç sunar.
Lezzeti Ayakta Tutan Diğer Etkenler
Domatesin dalında olgunlaşmış olması aroma açısından belirleyicidir. Erken toplanıp yolda olgunlaşan ürünlerde koku bileşikleri baştan eksik kalır.
Mevsimi dışında yetiştirilen ürünlerde de aynı sınır vardır. Görünüşü kusursuz bir domates, aromasını üretecek koşulları hiç yaşamamış olabilir.
Bu nedenle en iyi saklama yöntemi bile satın alınan ürünün taşımadığı bir lezzeti geri getiremez. Doğru saklama, var olanı korumaya yarar.
Mutfakta çoğu zaman fark edilmeden yapılan bu küçük tercih, sofradaki tadı doğrudan belirler. Domatesi tezgâhta bırakmak, hiçbir maliyeti olmayan en etkili adımdır.